Uzman Yazıları

ÜCRETSİZ RANDEVU İÇİN

Okula Dönüşte Akran Etkisi ve Riskli Davranışlar

13.10.2026

Okulların açılması, çocuk ve ergenlerin yalnızca akademik yaşamlarına değil, sosyal çevrelerine de yeniden dönmeleri anlamına gelir. Yaz döneminin ardından arkadaşlıkların yeniden şekillenmesi, yeni gruplara katılma ve bir gruba ait olma ihtiyacı, özellikle ergenlik döneminde davranışlar üzerinde etkili olabilir.

Akran ilişkileri gelişimin doğal ve önemli bir parçasıdır. Arkadaş çevresi; aidiyet, sosyal destek ve sağlıklı davranışların gelişmesi açısından koruyucu bir rol oynayabilir. Ancak kabul görme ve gruba uyum sağlama isteği, zaman zaman gencin kendi sınırlarıyla çatışan davranışlara yönelmesine de neden olabilir. Türkiye’de yapılan araştırmalar, akran baskısı ile ergenlerde sigara ve alkol kullanımı, okul terki ve çeşitli riskli davranışlar arasında anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermektedir. Bu nedenle okula dönüş döneminde öğrencinin arkadaş çevresindeki değişiklikleri ve bu ilişkilerin davranışlarına etkisini gözlemlemek önemlidir. Okula devamda düzensizlik, akademik işlevsellikte belirgin düşüş, arkadaş çevresinde ani değişiklikler, daha önce keyif aldığı etkinliklerden uzaklaşma, yoğun dijital kullanım, içe çekilme veya davranışlarda belirgin farklılaşma dikkat edilmesi gereken durumlar arasında sayılabilir.
Bununla birlikte, bu değişikliklerin tek başına bağımlılık göstergesi olmadığı unutulmamalıdır. Ergenlik döneminde davranış ve duygu durumunda çeşitli değişimler görülebilir. Bu nedenle değerlendirme yapılırken değişikliğin ne kadar süredir devam ettiği, ne kadar yoğun olduğu ve öğrencinin okul, aile ve sosyal yaşamını ne ölçüde etkilediği birlikte ele alınmalıdır.

Riskli bir davranış fark edildiğinde öncelikli amaç öğrenciyi etiketlemek ya da suçlamak değil, davranışın arkasındaki nedenleri anlamaya çalışmak olmalıdır. Gencin arkadaş ilişkileri, kendini ifade etme biçimi, stresle baş etme becerileri ve okul yaşamına katılımı bu süreçte önem taşır. Psikolojik sağlamlık ve olumsuz akran ilişkileriyle baş edebilme gibi becerilerin güçlendirilmesi de riskli davranışlardan korunmada destekleyici olabilir.

Okul ortamı, bu değişikliklerin erken fark edilmesi açısından önemli bir fırsat sunar. Öğretmenlerin, okul psikolojik danışmanlarının ve ailelerin gözlemleri bir araya geldiğinde öğrencinin ihtiyaçları daha sağlıklı değerlendirilebilir. Gerektiğinde klinik psikolog veya ilgili diğer uzmanlardan destek alınması, riskli davranışların yerleşmeden ele alınmasına yardımcı olabilir.
Okula dönüş döneminde önemli olan, her değişikliği bir sorun olarak görmek ya da göz ardı etmek yerine, davranışın anlamını ve öğrencinin ihtiyaçlarını değerlendirebilmektir. Bağımlılıkla mücadelede erken müdahale, sorun büyüdükten sonra değil, davranıştaki değişiklik ilk fark edildiğinde başlar. Bazen bu sürecin en önemli adımı, öğrenciyi yargılamadan dinlemek ve ihtiyaç duyduğu desteğe ulaşmasını sağlamaktır.

Miray YILMAZ
Klinik Psikolog

Kaynakça
Kara, A., & Çakıcı, M. (2019). Ergenlerde madde bağımlılığından korunmaya ilişkin özyeterlik ile akran baskısı, kendini ifade edebilme becerisi ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişki. OPUS Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi, 13(19), 1490–1515. 

Millî Eğitim Bakanlığı. (2024, 30 Nisan). Okulda Bağımlılığa Müdahale (OBM) Programı eğitici eğitimi İstanbul’da gerçekleştiriliyor. 

Talu, E., & Gümüş, G. (2020). Ergenlerde akran baskısı ve riskli davranışlar arasındaki ilişkinin incelenmesi. Ahi Evran Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 6(2), 390–403. https://doi.org/10.31592/aeusbed.709641