Uzman Yazıları

ÜCRETSİZ RANDEVU İÇİN

Bağımlılığın Görünmeyen Yüzü: Kişilik Dinamikleri

08.01.2026

Bağımlılık, özünde kişinin kendisini ve duygularını kontrol edememesi ve günlük normal davranışları bozacak ölçüde bağımlılık öznesiyle meşgul olmasıdır. Son yıllarda psikoloji alanındaki yeni yaklaşımlar, bağımlılığın altında yatan psikolojik ve fizyolojik mekanizmaları farklı disiplinler ve kuramsal çerçeveler içinde incelemeye başlamıştır. Bu çalışmalar, benlik ve duygu düzenlemesine ilişkin güdüsel yaklaşımları bir araya getirmeyi amaçlamaktadır.

Kişilik dinamikleri, bağımlılığın hem gelişiminde hem de sürdürülmesinde kritik bir rol oynar. Bu nedenle bağımlılığı yalnızca bir “alışkanlık” ya da “irade eksikliği” olarak değerlendirmek, kişinin iç dünyasını ve savunma mekanizmalarını göz ardı etmek anlamına gelir.

Bağımlılığın kişilik dinamikleriyle ilişkili bir diğer boyutu bağlanma örüntüleridir. Güvensiz, kaçıngan ya da kaygılı bağlanma stillerine sahip bireyler düzenli ve tutarlı bir öz-düzenleme kapasitesi geliştirmekte zorlanmaktadır. Tedavide kişilik dinamiklerinin anlaşılması uzun vadeli iyileşme için gereklidir. Sadece bağımlılık davranışını ortadan kaldırmaya odaklanan yaklaşımlar ise içsel çatışmalar çözülmediği için kalıcı sonuç vermez.

Madde bağımlılarının antisosyal veya sınırda kişilik yapısında olduğuna yönelik yanlış bir inanç söz konusudur. Araştırmalara göre obsesif kompulsif bozukluğu (takıntılı düşünce ve davranış bozukluğu) olan bireylerde bağımlılık gelişimi daha yaygındır. Mükemmeliyetçi, titiz, “ya hep ya hiç” inancıyla yaşayan, aşırı kontrolcü ve detaycı kişiliklerde bağımlılık riski daha yüksektir. Bu kişilerde hem davranışsal hem de maddeye yönelik bağımlılıklar sık görülmektedir.

Yaşanan üzücü ve yıpratıcı olaylar sonrasında sıkıntıları ve acıları gidermek için alkol ve maddeye yönelme yaygın bir davranıştır. Bağımlı, çekingen kişiliklerde ve sosyal kaygı bozukluğu yaşayan bireylerde toplum içinde cesaretli olabilmek için alkol ve madde kullanımına başvurulabilmektedir. Bununla birlikte depresyon, kaygı bozukluğu gibi problemleri olan kişiler de bağımlılığa açık olabilir.

Görüldüğü gibi genellikle bir psikiyatrik bozuklukla birlikte ikinci hastalık olarak bağımlılık türleri karşımıza çıkmaktadır. Bunlar dışında kişinin büyüdüğü ortam, sosyoekonomik durum, çocukluktaki ebeveyn tutumları, ebeveyn modelleri, sosyal olarak olumsuz davranışları gözlemleme, sosyal yalıtılmışlık ve duygusal eksiklik gibi farklı durumlar da kişiyi bağımlılığa itebilmektedir.

Sonuç olarak bağımlılığı, kişinin kendini kontrol etme bozukluğu olarak ele aldığımızda bu kişilerin dört farklı alanda kendilerini kontrol etmede zorluk yaşadığını söyleyebiliriz. Bunlar; özgüven eksikliği, duygusal yaşam ve insan ilişkilerinde zorlanma, sosyal yaşamda güçlük ve benliğin korunamaması olarak bilinmektedir. Bağımlılıkta yeni yaklaşım yöntemleri, ödül ve yaşanılan deneyimlerin gücüne odaklanmıştır. Bireyin ego gücünün ve bağımlılık davranışının kişinin karakter yapısı dâhilinde ele alınması, tedavide farklı yaklaşımlara olanak sağlar. Bu sebeple bağımlı kişilerin tedavi yaklaşımları multidisipliner olmalıdır.

Klinik Psikolog

Hazal Saylam

Kaynakça

  • Amerikan Psikiyatri Birliği. (2013). Ruhsal bozuklukların tanısal ve sayımsal elkitabı (5. baskı; E. Köroğlu, Çev.). Hekimler Yayın Birliği.
  • Cüceloğlu, D. (1992). İnsan ve davranışı. Remzi Kitabevi.
  • Fine, J., & Juni, S. (2001). Ego atrophy in substance abuse: Addiction from a socio-cultural perspectives. The American Journal of Psychoanalysis, 61(3), 293–304.
  • Flores, P. J. (2004). Addiction as an attachment disorder. Jason Aronson.
  • Johnson, B. (1999). Three perspectives on addiction. Journal of the American Psychoanalytic Association, 47(3), 791–815.
  • Khantzian, E. J. (1997). The self-medication hypothesis of substance use disorders: A reconsideration and recent applications. Harvard Review of Psychiatry, 4(5), 231–244.
  • Shaffer, H. J., LaPlante, D. A., & Nelson, S. E. (2012). The disorders of impulse control. The Annual Review of Clinical Psychology, 8, 1–25.