Aileler İçin Yazılar

ÜCRETSİZ RANDEVU İÇİN

Metamfetamin Kullanım Bozukluğunda Nüksü Önlemede Ailenin Rolü

25.08.2026

Metamfetamin kullanımını bırakmak, yalnızca maddeyi hayatından çıkarmakla biten bir süreç değildir. Kişinin günlük yaşamını yeniden düzenlemesi, kimlerle görüştüğünü gözden geçirmesi, stresle ve zorlayıcı duygularla baş etmenin yeni yollarını öğrenmesi gerekir. Bu süreç zaman zaman zorlayıcı olabilir. Özellikle kişinin daha önce madde kullandığı ortamlara yeniden girmesi, eski arkadaşlarıyla karşılaşması, yoğun stres yaşaması veya kendisini yalnız hissetmesi madde kullanma isteğini artırabilir. Böyle zamanlarda aile desteği önemli bir güç kaynağı olabilir.

Öncelikle nüksü doğru anlamak gerekir. Bir kişinin yeniden madde kullanması, “Her şey boşa gitti” ya da “Tedavi işe yaramadı” anlamına gelmez. Nüks, üzerinde durulması ve kişinin yeniden desteklenmesi gereken bir durumdur. Üstelik çoğu zaman nüks, madde kullanımından önce bazı işaretlerle kendini gösterebilir. Kişinin daha önce görüştüğü ve madde kullandığı arkadaşlarıyla yeniden sık görüşmeye başlaması, tedavi görüşmelerini aksatması, evden daha fazla uzaklaşması, uyku düzeninin bozulması, duygu durumunda ani değişimler veya “Aklımdan çıkmıyor”, “Bir kere kullansam ne olacak?” gibi düşüncelerin sıklaşması bunlardan bazıları olabilir.

Burada ailelerin aklına şu soru gelebilir: “Bunları fark edersem ne yapmalıyım?” Aslında her değişikliği sorgulamak ya da kişiyi sürekli takip etmek gerekmiyor. Örneğin kişinin son zamanlarda içine kapandığını ve eskisinden daha gergin olduğunu fark ettiğinizde doğrudan “Yine mi kullanıyorsun?” diye sormak yerine, “Son günlerde seni biraz daha gergin görüyorum, seni zorlayan bir şey mi var?” demek konuşmanın kapısını açabilir. Çünkü bazen kişinin ihtiyacı, ilk anda çözüm önerisi duymaktan çok, yaşadığı güçlüğü anlaşılmaya çalışıldığı güvenli bir ortamda anlatabilmektir.

Ailelerin iyi niyetle yaptığı bazı davranışlar ise farkında olmadan süreci zorlaştırabilir. “Bir daha kullanmayacağına söz ver”, “Sana güvenebilmem için telefonunu göster”, “O arkadaşlarınla bir daha görüşmeyeceksin” gibi ifadeler aile açısından anlaşılır olabilir. Ancak sürekli kontrol edilmek, kişinin kendisini baskı altında hissetmesine ve ailesiyle yaşadığı sorunları paylaşmaktan kaçınmasına neden olabilir. Özellikle daha önce nüks yaşandıysa aile üyelerinin kaygılanması ve kişiyi korumak istemesi oldukça doğaldır. Bu nedenle aile desteği ile kontrol arasındaki çizgiye dikkat etmek gerekir.

Bunun yerine aile, kişinin yaşadığı güçlüğü anlamaya çalışabilir. Örneğin kişi “Son birkaç gündür çok fazla madde kullanmak istiyorum” dediğinde “Sakın kullanma, kendine gel” demek yerine “Bu isteğin özellikle ne zaman arttığını fark ettin?” veya “Şu an bu isteğini atlatmana yardımcı olabilecek ne yapabiliriz?” gibi sorular sorulabilir. Böylece kişi yalnızca madde kullanmama konusunda uyarılmış olmaz, kendi tetikleyicilerini fark etmesi ve baş etme yollarını düşünmesi için de desteklenmiş olur.

Bir diğer önemli konu da ailenin kişiyi korumaya çalışırken onun sorumluluklarını üstlenmemesidir. Örneğin kişi madde kullanımı nedeniyle işe gidemediğinde ailesinin sürekli olarak iş yerine mazeret bildirmesi, borçlarını kapatması veya yaşanan sorunları çevresinden gizlemesi kısa vadede onu koruyor gibi görünebilir. Ancak uzun vadede kişinin yaşadığı durumun sonuçlarıyla karşılaşmasını ve kendi sorumluluğunu almasını zorlaştırabilir. Destek olmak, kişinin bütün sorunlarını onun yerine çözmek değildir. Bazen “Bu konuda yanında olabilirim ama bu sorumluluğu senin yerine üstlenemem” diyebilmek de sağlıklı bir desteğin parçasıdır.

Öte yandan sınır koymak, kişiyi yalnız bırakmak anlamına gelmez. Aile, madde kullanımını kabul etmediğini açıkça ifade ederken aynı zamanda kişinin tedavi sürecinde yanında olabilir. Örneğin; “Madde kullanmanı desteklemiyorum ama bununla mücadele ederken senden uzaklaşmayacağım. Yeniden destek almak istersen yanında olacağım.” şeklindeki bir yaklaşım hem sınırı hem de desteği aynı anda gösterebilir.

Aile üyelerinin kendi yaşadıklarını da unutmamak gerekir. Bağımlılık süreci aile açısından da oldukça yorucu olabilir. Özellikle daha önce defalarca hayal kırıklığı yaşandıysa aile üyeleri “Bu sefer de mi böyle olacak?” diye düşünebilir. Kimi zaman öfke, kimi zaman korku, kimi zaman da “Acaba nerede hata yaptım?” şeklinde suçluluk duygusu ortaya çıkabilir. Bu duyguların yaşanması anlaşılabilir bir durumdur. Ancak ailenin bütün yaşamını kişinin madde kullanımını takip etmeye ayırması da sağlıklı değildir. Aile üyelerinin kendi sosyal yaşamlarını sürdürmesi, dinlenmeye ve kendilerine zaman ayırması, ihtiyaç duyduklarında profesyonel destek alması da en az kişinin iyileşme süreci kadar önemlidir.

Sonuç olarak aile, kişinin madde kullanmamasını sağlayan bir “denetim mekanizması” değildir. Ailenin her şeyi kontrol etmesi ya da kişinin hiç hata yapmamasını sağlaması mümkün değildir. Daha önemli olan, kişinin zorlandığı zamanlarda kendisini tamamen yalnız hissetmemesidir. Bazen bir aile üyesinin “Seni yargılamak için değil, anlamak için buradayım” diyebilmesi, bazen “İstersen birlikte yeniden destek almanın yollarına bakalım” demesi, bazen de gerekli yerde sağlıklı bir sınır koyabilmesi iyileşme sürecine önemli katkı sağlayabilir.

Nüks riskini azaltmada ailenin rolü, kişinin hayatını onun yerine yönetmek değil; kişinin kendi değişim sorumluluğunu alırken yanında güvenebileceği bir destek alanı oluşturmaktır. Çünkü iyileşme yolculuğunda kişinin her zaman güçlü olması beklenmez. Önemli olan zorlandığı zamanlarda yardım isteyebileceğini ve yeniden başlayabileceğini bilmesidir.

İsra ÖZTÜRK
Psikolog

KAYNAKÇA
National Institute on Drug Abuse. (2024). Methamphetamine drug facts. 

Marlatt, G. A., & Donovan, D. M. (Eds.). (2005). Relapse prevention: Maintenance strategies in the treatment of addictive behaviors (2nd ed.). Guilford Press. 

DSM – 5 American Psychiatric Association Publishing.

Ögel, K. (2014). Sigara, alkol ve madde kullanım bozuklukları: Tanı, tedavi ve  önleme. İstanbul: Yeniden Yayınları.

T.C. Sağlık Bakanlığı. (2017). Madde kullanım bozuklukları tedavi ve rehabilitasyon merkezleri (AMATEM) klinik uygulama rehberi. Ankara: Türkiye Halk Sağlığı Kurumu.

PAYLAŞ

facebook sharing button
twitter sharing button
messenger sharing button
whatsapp sharing button
linkedin sharing button
email sharing button