Aileler İçin Yazılar

ÜCRETSİZ RANDEVU İÇİN

Kişilik Bozukluğu Olan Bireylerin Ailelerine Destek Rehberi

08.12.2026

Kişilik bozuklukları, genetik yatkınlık ile çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkabilen; bireyin duygu, düşünce ve davranışlarında kalıcı, esnek olmayan ve sosyal işlevselliği bozan örüntülerle seyreden, kronik ruhsal durumlardır. Bu durumlar genellikle erken erişkinlik döneminde başlar ve yetişkinlik boyunca devam eder. Kişilik bozukluğunun türüne göre değişmekle birlikte, bu kişiler sıklıkla sosyal ilişkilerinde zorluklar yaşarlar. Bağımlılıkla birlikte görülen kişilik bozuklukları ise süreci daha karmaşık hâle getirebilir.

Kişilik bozukluğuna sahip bir kişinin aile üyesi olmak, karmaşık duygularla, iniş çıkışlarla ve çoğu zaman çaresizlikle baş etmeyi gerektirir. Aile içi iletişimde çatışmalar ve duygusal zorlanmalar görülebilir. Ancak ailelerin bilmesi gereken önemli bir nokta vardır: Kişilik bozukluğu bir karakter zayıflığı değil, ruhsal bir bozukluktur. Psikoterapi ve tıbbi tedavi gibi uygun yöntemlerle kişinin işlevselliği artırılabilir. Aile ilişkileri ise anlayış, sabır ve doğru yaklaşımlarla iyileştirilebilir.

Bu bağlamda, ailelere destek amacıyla bazı öneriler şöyle sıralanabilir:

Birinci öneri: Anlamaya çalışın, etiketlemeyin.
Kişilik bozuklukları, kişinin dünyayı algılama ve ilişki kurma biçiminde kalıcı ve işlevsiz örüntüler oluşturur. Bu örüntüler, çoğu zaman hem kişinin hem de çevresindekilerin yaşam kalitesini düşürür. Yakınınızın davranışlarını kişisel algılamak yerine, altında yatan duygu ve ihtiyaçları fark etmeye çalışın.

İkinci öneri: Doğru bilgi edinin.
Kişilik bozukluğu hakkında güvenilir kaynaklardan bilgi edinmek, yaşadığınız süreci anlamlandırmanıza yardımcı olur. Bu durum, yakınınızla empati kurmanızı kolaylaştırır ve baş etme gücünüzü artırır.

Üçüncü öneri: Farkındalığınızı artırın.
Yakınınız uyumsuz davranışlar sergilediğinde, sizin nasıl davrandığınızın ve hangi iletişim yollarını kullandığınızın farkında olun. Kendi duygu, düşünce ve davranışlarınızı fark etmeniz, yakınınızın da kendisiyle ilgili farkındalığını artırabilir.

Dördüncü öneri: İşlevsel tutumlar geliştirin.
Yakınınız uyumsuz davranışlar gösterdiğinde sakin kalmaya özen gösterin. Baskın ve otoriter bir tutum sergilemekten kaçının. Ona destek olduğunuzu ve yanında olduğunuzu hissettirin. Unutmayın, yakınınızın size ihtiyacı vardır.

Olumsuz geri bildirimler, kişinin sosyal ilişkilerini ve ruhsal durumunu olumsuz etkileyebileceğinden kaçınılmalı; buna karşılık olumlu davranışlar mutlaka desteklenmelidir.

Beşinci öneri: Sınır koymanın iki ayağı vardır; şefkat ve kararlılık.
Destek olmak, her şeye katlanmak anlamına gelmez. Duygusal olarak tükenmemek için, yakınınıza şefkatli ama kararlı sınırlar koymak hem sizi hem de ilişkinizi korur.

Altıncı öneri: Profesyonel destek hayat kurtarır.
Psikoterapi, hem bireyin iyileşme sürecine önemli katkı sağlar hem de aile üyelerinin duygusal yükünü hafifletir. Profesyonel destek almak, ilişkilerin daha sağlıklı hâle gelmesini kolaylaştırır.

Yedinci öneri: Kendinize iyi bakın.
Yakınınıza destek olmak çok değerlidir ancak kendinizi unutmadan. Unutmayın, başkalarına destek olabilmek için önce kendi ruhsal gücünüzü korumanız gerekir. Bu nedenle, iyilik hâlinizi artıracak etkinliklere zaman ayırmaktan ve gerekirse bireysel psikolojik destek almaktan çekinmeyin.

Beyza Çabuk
Klinik Psikolog

KAYNAKÇA

American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed.). Washington, DC: Author.

Bateman, A. W., & Fonagy, P. (2016). Mentalization-based treatment for personality disorders: A practical guide. Oxford University Press.
 

PAYLAŞ

facebook sharing button
twitter sharing button
messenger sharing button
whatsapp sharing button
linkedin sharing button
email sharing button