BİRLİKTE AŞALIM

Bağımlılık ve tedavisi hakkında toplumda farkındalık ve bilinç oluşturmak, faaliyetlerimizi duyurmak ve daha fazla kişiye ulaşabilmek amacıyla sizler için YEDAM e-bülten Nisan sayısını hazırladık.

ÜCRETSİZ RANDEVU İÇİN

Yeşilay Danışmanlık Merkezi Bülten - Nisan 2026

18.05.2026

Bağımlılık ve tedavisi hakkında toplumda farkındalık ve bilinç oluşturmak, faaliyetlerimizi duyurmak ve daha fazla kişiye ulaşabilmek amacıyla sizler için YEDAM e-bülten Nisan sayısını hazırladık.

E-bülten .pdf dokümanını indirmek için tıklayınız...

Stigma Çalışma Grubu

Stigma Çalışma Grubu, Kasım 2020’de kurulmuştur. Çalışma grubunun amaçları arasında toplumda stigma karşıtı bilinç oluşturmak, birincil dilin geliştirilmesini sağlamak ve bu dil değişiminin öncelikle YEDAM’larda hayata geçirilmesine öncülük etmek yer almaktadır. Bu doğrultuda hizmet içi eğitimler verilmekte, stigmaya yönelik önleme çalışmaları yürütülmekte, akademik çalışmalar takip edilmekte ve YEDAM bünyesinde akademik çalışmalar gerçekleştirilmektedir.

Grup ayrıca meslek mensuplarına stigmayı anlatmayı, stigmanın yardım arama davranışı üzerindeki etkisini bilimsel temellerle ortaya koymayı, YEDAM’da stigmatizasyon ölçeklerinin kullanımını yaygınlaştırmayı ve alkol-madde kullanım bozukluğunda medyatik dilin önemine dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Bunun yanı sıra YEDAM bünyesindeki diğer çalışma gruplarında stigma içeriklerinin oluşturulmasına katkı sağlamaktadır.

Kurum ve kuruluşlarda kullanılmak üzere stigma sunumları hazırlanmış, II. YEDAM Sempozyumu kapsamında “Stigma Atölyesi” adlı bir oturum gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu, yürüttüğü faaliyetler kapsamında ayda en az bir kez düzenli olarak toplanmaktadır.

Mart ayında 115 YEDAM Danışma Hattı'mıza gelen 18.903 çağrı, uzmanlarımız tarafından yanıtlandı. Danışma Hattı kurulduğu günden bu yana toplamda 1.652.865 çağrı sayısına ulaşmıştır. Sabah 08.30 ile gece 00.00 arasında hizmet veren danışma hattımız; bağımlı kişilere, ailelerine ve bağımlılık hakkında bilgi sahibi olmak isteyen herkese destek vermektedir.

 

Zorbalığa Maruz Kalan Çocukların Davranışsal Özellikleri

Ortaokul ve lise döneminde akran zorbalığı, ergenlerin psikososyal gelişimini olumsuz etkileyebilen önemli sorunlardan biridir. Zorbalık; bir kişi ya da grubun, kendisinden daha güçsüz gördüğü birine karşı kasıtlı, tekrarlayan ve zarar verici davranışlar sergilemesi olarak tanımlanabilir. Fiziksel, sözel ya da sosyal dışlama şeklinde ortaya çıkabilen zorbalık, maruz kalan bireyler üzerinde kısa ve uzun vadede çeşitli etkiler bırakabilmektedir.

Zorbalığa maruz kalan çocuklarda en sık görülen durumlardan biri içe kapanmadır. Daha önce sosyal ilişkiler kurmaya açık olan çocuklar zamanla sosyal ortamlardan uzaklaşabilir, yalnız kalmayı tercih edebilir ve etkinliklere katılım konusunda isteksizlik gösterebilir. Bu durum çoğu zaman yeniden zorbalığa uğrama kaygısı ve özgüven kaybıyla ilişkilidir. Ayrıca yaşanan olumsuz deneyimlerin paylaşılmaması, duygusal yükün artmasına ve psikolojik iyi oluşun olumsuz etkilenmesine neden olabilir.

Zorbalıkla baş etme süreci kişiden kişiye değişebilmektedir. Bu süreçte yaşanan durumun güvenilir bir yetişkinle paylaşılması, okul rehberlik hizmetlerinden destek alınması ve sağlıklı sınırlar koyma becerilerinin geliştirilmesi önemlidir. Ancak her bireyin bu desteklere erişimi ya da bu yöntemleri kullanma imkânı aynı olmayabilir. Bu nedenle sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve erişilebilir hale getirilmesi büyük önem taşımaktadır.


Zorbalığa maruz kalan bazı ergenlerde teknoloji kullanımında artış görülebilmektedir. Dijital ortamlar zaman zaman bir kaçış alanı sunabilse de bu durum kontrolsüz hale geldiğinde teknoloji bağımlılığı riskini artırabilmektedir. Bunun yanında çevrimiçi platformlar, siber zorbalık açısından da risk oluşturabilmekte ve mağduriyetin farklı bir boyuta taşınmasına neden olabilmektedir.

Ergenlik döneminde ait olma ihtiyacı daha belirgin hale gelir. Zorbalığa maruz kalan bireyler, sosyal kabul görmek amacıyla kendi değerlerinden ödün verebilir ya da gruba uyum sağlamak adına riskli davranışlar sergileyebilir. Bu durum, kimlik gelişimini olumsuz etkileyerek bireyin benlik algısında zedelenmelere yol açabilir.

Sonuç olarak akran zorbalığı, ergenlerin duygusal, sosyal ve davranışsal gelişimlerini çok yönlü etkileyen önemli bir sorundur. İçe kapanma, teknolojiye yönelme ve sosyal kabul arayışı bu sürecin dikkat çeken yansımaları arasında yer almaktadır. Bu nedenle ailelerin, eğitimcilerin ve uzmanların iş birliği içinde hareket ederek önleyici ve destekleyici yaklaşımlar geliştirmesi büyük önem taşımaktadır.

Klinik Psikolog Musa AKYOL

Kaynakça
Pişkin, M. (2002). Okul zorbalığı: Tanımı, türleri ve önleme stratejileri. Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri, 2(2), 531–562.

Kulaksızoğlu, A. (2011). Ergenlik psikolojisi. Remzi Kitabevi.

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (2020). Okullarda akran zorbalığının önlenmesi rehberi. Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları.

Kowalski, R. M., Giumetti, G. W., Schroeder, A. N., & Lattanner, M. R. (2014). Bullying in the digital age: A critical review of cyberbullying research. Psychological Bulletin, 140(4), 1073–1137.